6 Kasım 2010 Cumartesi

Kurtlar Vadisi Filistin - Eee Bunlar 3 Kişi, Hani 1 Türk Dünyaya Bedeldi!?


Filmin çekilen kısmının külliyen yanmasından sonra komploları duymaya başlamıştık. Ne de olsa tüm dünya birleşip bize, özellikle de pana filme, komplo düzenlemekle meşguldü. Neyseki çekimler bitip ilk fragman yayınlandı da, komplosavar kulaklıklarımızı çıkarabildik. Zira belli bir yerden sonra çekilmiyor...

Benim Kurtlar Vadisi'yle ilk tanışmam Deli Yürek'in sondan bir önceki sezonunda Osman Sınav'ın Deli Yürek'i bitireceğini söylemesine dayanıyor. İçimden 'bu adam deli mi, ne diye bitirsin böyle canımgidi diziyi' gibi saf çocuk replikleri geçirdiğim bir dönemde, Kurtlar Vadisi adında bir dizi yapmak istediğini söylemişti. 'Heaa yeni dizi gelecekse olur bak' demiş ve bir yıl sonra büyük beklentilerle başlayan Vadi'ye kaptırmıştım kendimi.

Dizinin gerek emperyalizm karşıtlığı gerekse o yaştaki birine gerçek vatanseverlik gibi gelen şovenizm temalı omurgası, sevip saydığım projelerden olmasını sağladı Kurtlar Vadisi'ni. Tabii zamanla yaş kemale erince hukukun üstünlüğüdür, dünya gerçekliğidir derken dizi yavan gelmeye başladı. Ve en sonunda geçen sene başında diziyle yollarımı ayırdım. Hala her hafta gelen yeni bölümleri arşivlemeye devam ediyorum, gün gelir izlerim diye ama gitgide uzaklaştığımı hissediyorum bu düşünceden. Sadece filmleriyle ilgilenerek ilerlemek daha kolay gelmeye başladı da :)

Muro filmini tamamen hafızamdan silerek, bu kadronun filmlerini sevdiğimi söyleyebilirim. Kurtlar Vadisi Irak ve Kurtlar Vadisi Gladyo filmleri Türkiye standartlarına göre bir hayli iyi filmlerdi. Bu sebeple istedikleri kadar kötü film çekmiş olsunlar Kurtlar Vadisi Filistin'i, yine de izlemememi sağlayamazlar :) Gelen fragmanla beraber ilk iki filmden aşağı kalır yanı olmadığını seziyorum ama tabii fragman her zaman sağlam bir referans değil. 28 Ocak 2010'u bekleyeceğiz mecbur.

Fragmana değinecek olursak; filmde Mavi Marmara Vahşeti özelinde İsrail-Filistin olayına değiniliyor. Bırakın iyi-kötü film scalasındaki yerini, sırf bu olayı konu etmesi bile filmi gözümde saygın bir yere koymamı sağlıyor. Kamerayı elin oğlu bu denli etkili propaganda aleti olarak kullanıyorken, bizim bu alanı pas geçiyor olmamız çok büyük bir eksikliktir öteden beri. Bu açığı kapatması bile yeterli şu durumda.

Türk izleyicisi olarak öteden beri garip eleştiri kalıplarımız var; 'bu zaten Yeşilçam'da olur bir tek', 'Battalgazi, Malkoçoğlu musun mübarek' vs vs vs. Her filme eleştiri yapılabilir, yapılmalıdır da ama gidip Rambo filmlerine hayran çocukluk dönemi geçirip, 24 dizileriyle ergen dönemini devam ettirenlerin Türk filmlerini bu şekilde eleştirmeleri cidden garip geliyor. Hepsini aynı şekilde eleştirenlere lafım yok, hatta onlarlayım ama bu iki yüzlülük cidden çok kötü gözüküyor dışardan bakılınca. Bir zahmet bu eleştiri damarını keselim artık.

Eleştireceksek, ''eyvAllah Polat abimiz çok abartılı. Irak'ı kurtardı şimdi de gözünü Filistin'e dikmiş. Biliyoruz ki 100 dakika civarında onu da kurtaracak. 'Ben pokemonum deyip balkondan atlayan' çocuklar gibi, bunu izleyen bazı gençler de 'ben Polat'ım gelsin len ne kadar mossad varsa' deyip türlü saçmalıklar yapacak duruma gelebilirler. Ama bu tüm sinemanın ortak handikapı.'' en iyi formatı bu tip olan savunmaları eleştirelim. Hukukun üstünlüğünden dem vurup 'bir dahaki film de Kurtlar Vadisi Viyana olsun tamam mı, gerçekte yapamıyoruz bari sanal olarak tatmin olalım' diyelim :)

Fragmanla beraber Erdal Beşikoğlu'nun da kadroya dahil olduğunu öğrendim. Nedense bugüne kadar oynadığı yapımlardan mıdır nedir, bu kadroya yakıştıramadım. 'Gitsin pisikopat valicilik, pisikopat polisçilik oynasın, ne işi var bu filmde' derken 'eureka eureka' haykırışlarım bu düşüncemi silip yerine 'Pana Film bu işi cidden biliyor. Erdal Beşikoğlu deyince akla ilk pisikopatlık geliyorken, pisikopat bir komutanı ondan daha iyi kim oynayabilir ki?' düşüncesi geldi. Şuan için performansından şüphemiz yok.

Fragmanı izleyen neredeyse herkes farketmiştir ki, müziğimiz çakma. Inception'un o mükemmel gerilim soundu harbi harbi araklanmış. Yüzümde kendiliğinden oluşan acıma çeşnili bir gülümseme oluşturdu bu durum. İnsanda biraz onur olur diyorum. Tabii hemen arkasına da ekliyorum, Hans'tan izin almışlarsa özrümü şimdiden iletmiş olayım kendilerine.

Son olarak fragmanda bomba replikler var. Ben üç tane yakalayabildim, hemen ertesinde Allah Allah, yürü beaa nidaları attığım :)
1- Biz hasta olacak çocuğu cephede bile öldürmeyip düşünen milletiz. Sabrederiz, hata yaptığını anlar deriz. Sabrederiz, adam olur deriz. Baktık olmuyor, gökten kurban inmesini beklemeyiz. Masumun tek teline dünyayı kurban ederiz.
2- Kaypak İsrail askerinin 'Niçin geldiniz İsrail'e?' sorusuna Polat'ın 'İsrail'e gelmedim, Filistin'e geldim' demesi.
3- Bu toprakların neresi size vaadedildi bilmiyorum ama ben sana altını vaadediyorum!!!

İşte Kurtlar Vadisi Filistin Fragmanı
Devamını Oku

5 Kasım 2010 Cuma

New York'ta Beş Minare Nasıldı?


Malum, birçoğumuzun uzun zamandır beklediği film vizyona girmiş bulunuyor bugün itibariyle. Beklentilerimi önce şu daha sonra da ikinci fragmanla beraber şu başlıkta söylemiştim.

Şahsen kalabalık salonlarda film izlemek pek tercih ettiğim bir şey değil. Bu yüzden bu haftasonu gitmeyi düşünmüyorum. Filmi izleyenlerden de garip, birbiriyle çelişkili ve kafa karıştıran yorumlar gelmeye başlayınca bir sorayım dedim. İzleyenler nasıl buldular filmi?


08:12:2010 itibariyle anket bitmiştir. Sonuçlar;
Güzel  41---- 34.17%
Muazzam
 28---- 23.33%
Normal  24---- 20.00%
Çok Kötü  15---- 12.50%
Kötü   12---- 10.00%
Toplam : 120---100.00%
Devamını Oku

4 Kasım 2010 Perşembe

The Walking Dead (2010) - veee Post Apocaliptik Bir Dizi


Geçen sene başında gelecek seneyle ilgili yapım haberleri geldiğinde dikkat çeken yapımlardan biri de The Walking Dead'di. Nedir, ne değildir diye bile bakınmamıştım. İsminden zaten zombi tandanslı bir şey olacağı belliydi ve bu durum Benim takip etme olasılığımı iyice düşürüyordu. Zira ne korkudan ne zombiden ne de vahşetten hazediyorum. Yani bu tür konulu yapımlardan :)

Sene ortasına doğru ele avuca gelmeye başladıkça ne kadar büyük bir yapım olduğunu anlamaya başladık. 2003'ten beri devam eden bir çizgi roman altyapısına sahip olması, yapımı zamanla daha saygın bir hale getirdi gözümde. En son İstanbul (Ortaköy) dahil 25 dünyaca ünlü şehirde çeşitli tanıtımların yapılması da bardağı taşıran son damla oldu. İzlemesek, şans tanımasak olmayacaktı artık.

Tertemiz bir 720p rip bulup kuruldum izlemeye. Arka fondaki o her an bir şey olacakmış hissi veren ama bir taraftan da dinlendiren müzik eşliğinde tek tabanca takılan abimizin, çevresinde olanları anlamaya çalışması gibi birkaç durum aklıma hemen Jerciho'yu getirdi. Tabii o dakikalarda diziden biraz kopmuş olabilirim, aklım o esnada Jericho'yu yadetmekle meşguldu :) Tam bu esnada bir de ne göreyim? Lennie James!!! Jericho'nun başa güreşen rolündeki abimiz. Bu durum bile diziye yakınlaşmamı sağlamış olabilir, o derece sevindim :) Tabii sadece o değil. Prison Break'le hepimizin gönlünde yer eden sevgili doktorumuz Sarah Wayne Callies'in olması da artı bir değer katıyor diziye. Ama burda bir dipnot koymam gerekiyor sanırım. Sarah'la ilk bölümle beraber arama mesafe koydum. Zamanla bu mesafenin dahada açılacağını tahmin ediyorum, hayırlısı bakalım. İzleyin anlarsınız :)

Oyunculardan sadece başrole çekincemi koyuyorum şimdilik. Blogu takip ettiğini sanmıyorum o yüzden istediğim gibi sallayabilirim sanırım abiye :) Keşke daha karizmatik biri oynasaydı başrolü. Tamam abinin oyunculuğuna sözüm yok, bazı zor sahneleri gayet güzel götürmüş ama iyi oyunculuk da bir yere kadar :)


Pilot bölümün iyi olması bir yana, eminim yapımın sağlam ellerde olması da iyice güven veriyordur seyirciye. The Shawshank Redemption, The Green Mile gibi efsane filmlerin yaratıcısı Frank Darabont, yapımı üstlenmiş durumda. Zaten Pilot bölümün 5.3 milyon gibi kablolu kanallar için ulaşılması zor bir reyting elde etmesi bunu kanıtlar durumda.

Bu arada yaşadığım yerde çalışma nedeniyle suların kesik olması, diziden etkilenme katsayımı artırmış olabilir. Post Apocaliptik bir filmi suları kesik bir evde izlemek gibisi yoktur emin olun :)

İddiasının altında kalmayacak bir yapım imajı verdi ilk bölümüyle The Walking Dead. I am Legend, Resident Evil, The Book Of Eli ve 28 Days Later gibi filmleri seviyorsanız, kaçırmayın derim.
Devamını Oku

2 Kasım 2010 Salı

Hür Adam: Bediüzzaman Said Nursi



Hür Adam'ın hem yönetmeni hem senaristi hem yapımcısı Mehmet Tanrısever, çekeceği filmin Gandhi ve Çağrı filmlerini geçeceğini söylemişti. Biraz uçuk bir iddia gibi geldi. ''Sen biraz sakinsene'' diyerek bekleyelim bakalım nasıl bir şey çıkacak. Şimdiden duyurmuş olalım, film 7 Ocak 2011'de vizyonda.

Ekleme: Fragman gelmiş. Yeni başlığa gerek yok sanırım.

Devamını Oku
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...